Post-Lirik Uğultular
Sayı 6: Bahar 2001 
Bir şiir kitabının farklı zamanlarda yazılmış şiirlerden seçilen bir derleme değil de, bir sorunsalın irdelendiği şiirler bütünü olması tercih edilir. Çünkü şiirde bir sorunsalı kitap boyutunda işleyebilmek ustalık gerektirir. Selim Temo son şiir kitabı Uğultular'la bu ustalığın kapısını aralayan genç şairlerden biri. 1972'de Batman'da doğan Temo, ilk şiir kitabı Ah!Tamara'yı 1995'te, ikinci şiir kitabı Kırgın Nehirler Meseli'ni 1997'de yayımladı. Temo, 1997 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü'nü şiir dalında almış; Çiftlere Cinayet Dersleri adlı romanıyla da Halkevleri 66.Yıl Roman Ödülü'nü kazanmış. Lisans eğitimini etnoloji alanında tamamlayan Temo şimdi Türk Edebiyatı Bölümü'nde yüksek lisans öğrencisi.

Avesta Yayınlan tarafından 1999 yılında yayımlanan Uğultular üç bölümden oluşuyor. Kitapla aynı adı taşıyan ilk bölümdeki şiirler "sabaha karşı yazılmış şiirler" alt başlığı ile sunulmuş. Bu bölümde herkesin yaşadığı ya da yaşayabileceği durumlar anlatılıyor. Anne, baba, yeni taşınılan ev, ihanet, bekleyiş, biten bir aşk, kitaplar ve insanın yaşamına girip"uğultu"ya dönüşen ne varsa tek tek sorgulanıyor. Şiirlerde özel adların sıkça kullanılması bu durumlarla yaşam arasında bağlantı kurmayı kolaylaştırıyor. İlhan Berk, Kurt Cobain, Roadhouse ve Büyüyen Taş, kitapta geçen özel adlardan bazıları. Şiirlerde sorgulanan her durum kendinden önce ve sonra anlatılanla tamamlanıp büyük "uğultu"ya, şairinin deyişiyle "herkesin ve hiç kimsenin" yaşamına dönüşüyor. Kitabın tamamında olduğu gibi bu bölümde de dil ve kullanılan imgeler hem şiirleri tek başına anlamlı kılıyor hem de diğerleri ile bütünlenmesini sağlıyor. İlk şiirde "bir seraptı hınçla üstüme devrilen / şaşırdım. alnım genişledi. çıldırdım / huysuz bir oğul yakıştırdım göğsüne" (9) diyen Temo bölümün son şiirinde de aynı izleği sürdürüyor: "size dostluk getirecektim. sevsin diye / geç maviler. baktım. tekmelenmiş bir gemi / gibi kırıldım. kitsch bir manzara gibi / karıştım söze. varlar yoklar içre ayrıksı / kalın ve süzülmüş kül evinde, ah ne / yalın bir yazıklanmayım. adap bilmem / güneşe 'güneş' deyişim çoktur. ama işte kün! /açık açık göğe baksın asiler; hep" (52).

Kitabın ilk bölümünde herkesin "uğultu"sunu anlatan Selim Temo, ikinci bölüm olan "temrinler"de tek bir kişinin şiirini yazmış. Temo'nun "Şakir" adını verdiği bu kişi bir anti-kahraman olarak tanımlanabilir. Toplum dışında kalmış biri Şakir, bir "grotesk". Belki bu yüzden bölümün alt başlığı "grotesk şiirler" adını taşıyor.

Bu şiirlerde ilk bölümün aksine oldukça alaycı bir dil kullanılıyor ve yer yer irkiltici imgeler seçiliyor: "adım Şakir / tabancamı orta gözde saklarım /bütün zilleri çaldım / her kız en az bir kere terk etti beni / adımşakir / bekarım" (57).

Kitabın "uğuldayan" adını taşıyan üçüncü ve son bölümü "post-lirik şiirler" olarak nitelenmiş. Bu bölümdeki şiirler alıştığımız lirik şiirlere pek benzemiyor. Belki de bu lirizm "post modern çağın uğultusu"na ait: "Uzun boylu bir cüceydim /tercümanıydım bilmediğim dillerin // gösterişli bir iftirayla çürürdü cesedim / kuşların olur olmaz uydurduğu" (73).

Uğultular yalnızca Selim Temo'nun şiiriyle tanışmak için değil, son yıllarda yazılan şiiri anlamak açısından da önemli. Son yıllann başarılı şairleri arasında Temo'nun adına sıkça rastlanıyor. Bu yargıyı değerlendirebilmek için Uğultular'ı okumak gerekiyor.

Yalçın Armağan